1. Haberler
  2. Gündem
  3. Gelinim beni “fakir” sanıp bir yük gibi davrandı

Gelinim beni “fakir” sanıp bir yük gibi davrandı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

— Annen ne kadar kalacak?

Murat kısa bir an duraksadı.

— Bilmiyorum… Köyde yalnız kalmak istememiş. Belki birkaç ay.

“Birkaç ay mı?” diye düşündü Derya. Onun için bu, daha fazla masraf, daha fazla yük ve bitmeyen bir sorumluluk demekti. Yine de Hatice Hanım salona girdiğinde yüzüne zoraki bir gülümseme yerleştirdi.

— Hoş geldiniz anneciğim.

Hatice Hanım hafifçe başını eğdi.

— Çağırdığınız için teşekkür ederim. Kimseye yük olmak istemem.

İlk gün Derya, Hatice Hanım’ın nerede kalacağına karar verdi. Misafir odası değil, üst kat hiç değil… Onu depo odasının yanındaki küçük, penceresiz ve rutubet kokan bir odaya yerleştirdi. Tavandan sarkan sarı bir ampul vardı.

— Sizin için daha rahat olur — dedi Derya sakin bir sesle — merdiven de çıkmazsınız.

Hatice Hanım odaya baktı, sonra hafifçe gülümsedi.

— İyi olur kızım.

O günden sonra Hatice Hanım evde adeta bir gölgeye dönüştü.

Güneş doğmadan kalkıyor, evi süpürüyor, yerleri siliyor, bulaşıkları yıkıyor, banyoyu temizliyordu. Hiç şikâyet etmiyordu. Derya bunu zamanla normal kabul etti. Ev her seferinde tertemiz olduğunda sadece şunu söylüyordu:

— Yine erken kalkmışsınız anneciğim.

Yemek masasında ise fark açıktı. Hatice Hanım’a hep en son yemek kalıyordu—az yemek, soğumuş ekmek, sulu çorba… Murat sorduğunda Derya tatlı bir sesle cevap veriyordu:

— Yaşlılar ağır yemekleri zor sindirir.

Murat başını sallıyordu. Hatice Hanım sessizce bakışlarını indiriyordu.

Derya arkadaşlarını davet ettiğinde, Hatice Hanım “dinlenmesi” için odasına gönderiliyordu.

— Anneciğim, biraz uzanın. Arkadaşlarım biraz hassas — diyordu Derya, hiç çekinmeden.

Bir öğleden sonra Hatice Hanım oturma odasından Derya’nın kahkahasını duydu.

— Kayınvalidem çok sade biri… neredeyse fakir gibi. İnsanlar görse ne der bilmiyorum, biraz utanıyorum.

Bu sözler hemen can yakmadı. Ama derinlere işledi.

Sonra Derya, Hatice Hanım’ın küçük aylık harçlığına bile karışmaya başladı.

— Paraya ne ihtiyacınız var ki? Bana verin, ben idare ederim — dedi bir gün.

Hatice Hanım itiraz etmedi. Hepsini verdi.

Bir gün Derya, Hatice Hanım’ın komşudaki hasta bir kadına para verdiğini öğrendi. Öfkeyle patladı.

— Bu evin parasını böyle dağıtamazsınız!

Hatice Hanım titredi.

— O kadın yalnızdı… kimse yoktu…

Derya alaycı bir gülümsemeyle baktı.

— Herkes kendi hayatını yaşar. Siz kimseyi kurtaracak durumda değilsiniz.

Murat sessizdi. Annesini savunmadı. O sessizlik, en ağır sözden daha sertti.

O gece Hatice Hanım valizini açtı. Giysilerin altında düzenli dosyalar vardı—ev tapuları, kira sözleşmeleri, banka belgeleri.

Hatice Hanım fakir değildi.

Gelinim beni “fakir” sanıp bir yük gibi davrandı
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Gündem Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için giriş yapabilir veya hesap oluşturabilirsiniz.

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.