
Birkaç gün daha bekler, yine ölmez. Sonra o zatın yanına gider; “Efendim ben ölmedim” der. O zat da; “Ne ölmesi?” deyince; “Efendim siz ‘bir ay kadar ömrün kaldı’ demiştiniz, o bir ay doldu ancak ben ölmedim” der. O zat; “Kardeşim, ben senin ne zaman öleceğini bilemem, ancak şunu biliyorum, ölüm var, bir gün kuşkusuz öleceksin. Ölecek adam kavga niza ile hayatını zehretmez. Şu andaki hayatından memnun musun?” der. Adam “Evet hiç tartışmamız olmuyor” der. O zat; Haydi artık böyle devam edin” der… O ailenin iki çocukları olur, gül gibi geçinip giderler… İşte tüm mesele ölümü unutmamak. Ölümü unutunca ne oluyor, unutmayınca ne oluyor bu açık bir örnek. Bütün sorunlar ölümü unutmaktan, hak ve hukuka riayet etmemekten yani dinimize uymamaktan ileri gelir…







