Yeni doğan bebeğimle hastaneden çıktığım gün, evimin kapısında anahtarımın dönmediğini fark ettiğim an hayatım ikiye ayrıldı.
Emre’yle bu bebeği yıllarca beklemiştik. Tahliller, hayal kırıklıkları, sabırlı bekleyişler… Doğumda yanımdaydı; elimi bırakmamıştı. Küçük bir komplikasyon yüzünden iki gün daha hastanede kalmıştım ama o süreçte bile gözlerimin içine umutla bakıyordu. Bu yüzden taburcu olacağım gün gelmeyişini önce yorgunluğa, sonra bir aksiliğe yordum.
Taksi apartmanın önünde durduğunda içimde tuhaf bir huzursuzluk vardı. Bebeğim Eylül’ü kucağımda biraz daha sıkı tuttum. Kapıya anahtarı soktum.
Dönmedi.
Bir kez daha denedim. Olmadı.
Kilit değiştirilmişti.
Birkaç saniye boyunca öylece kaldım. Sanki beyin sisimin içinden biri “Bu gerçek değil” diye fısıldıyordu. Kapıyı çaldım. Nazikçe. Sonra daha sert. Vücudum hâlâ doğumun etkisiyle sızlıyordu.DEVAMI DİĞER SAYFADA







