1. Haberler
  2. Gündem
  3. YAŞANMIŞ TUHAF BİR HİKÂYE

YAŞANMIŞ TUHAF BİR HİKÂYE

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

– YAŞANMIŞ TUHAF BİR HİKÂYE –

Yedi yaşındaydım.

Babam ben çok küçükken bizi terk etmişti. Annem de çaresizlikten, ablası olan teyzemin yanına sığınmıştı. Üç kişiydik: annem, teyzem ve ben.

Teyzem beni çok severdi.

Ben de onu…

Beni dizlerine yatırır, saçlarımı okşar, öyle uyuturdu. Çocuk kalbimdeki en güvenli yer oydu.

Bir gün annemle teyzem eve çok üzgün geldiler.

Annem ağlıyordu.

Teyzem hiçbir şey söylemeden koşarak odasına girdi, kapıyı kapattı.

Dayanamadım:

— Ne oldu anne? dedim.

Tutunacak kimsesi kalmamış gibi, beni birden kucakladı:

— Teyzen bağırsak kanseriymiş… çok ilerlemiş… ölecek… ölecek… dedi.

O an çocuk aklım durdu.

Anlamıyordum ama kalbim korkuyu tanıyordu.

Günler geçtikçe teyzem eriyordu.

Zayıflıyor, ama karnı şiştikçe şişiyordu.

Bir gün okuldan geldim.

Hava soğuktu.

Eve girer girmez annemin telaşla oraya buraya koşturduğunu gördüm.

Teyzem yerde yatıyordu.

Yanına koştum.

Bana baktı:

— Sen mi geldin kuzum? dedi.

Cevap veremeden kusmaya başladı. Ağzından yeşil bir şeyler fışkırıyordu. Üzerime de bulaştı.

Korktum.

Onu orada bırakıp lavaboya koştum, ellerimi yıkadım.

O sırada annemin sesi geldi:

— Abla beni bırakma!..

Teyzem ölmüştü.

Komşular doluştu eve.

Üzeri örtüldü.

Beni susturmak için elime bir mandalina tutuşturdular.

Mandalinayı soyarken içimden geçirdim:

— Teyze… sen şimdi öldün mü?

Bir ses geldi:

— Evet, öldüm kuzum.

Başımı kaldırdım.

Yerde yatan teyzemin aynısı koltukta oturuyordu.

Ama şeffaftı…

Konuşan oydu.

Mandalinayı uzattım.

Acı acı gülümsedi, başını iki yana salladı:

— Yat ve uyu dedi.

Koltukta onun yanına uzandım.

Çok güzel bir uyku uyudum.

Uyandığımda teyzemi gömmeye götürüyorlardı.

Büyüklerin arasına karıştım, mezarlığa kadar gittim.

Şeffaf teyzem mezarın içindeydi.

Dikiliyordu…

Ve ağlıyordu.

İki teyzemi de orada bırakıp eve döndük.

Ölümünden kısa süre sonra bir gece üşüyerek uyandım.

Ağzımdan buhar çıkıyordu.

Odamın ortasında, ahşap zeminin arasından toprak fışkırmaya başladı.

Zemin toprak kusuyordu adeta.

Topraklar ayrıldı…

Ortada bir mezar açıldı.

Yanına gittim.

İçeriden uğultular geliyordu.

Kalabalık seslerin arasından teyzemin sesini seçtim:

— Kurtar beni kuzum… kurtar beni…

Annemi çağırmak istedim.

Sesim çıkmadı.

Bir anda topraklar geri kapandı.

Sabah her şeyi anlattım.

— Kabus görmüşsün dedi annem.

Bir süre onun yanında yattım.

Sonra her şey sakinleşince odamda uyumaya başladım.

Birkaç gece sonra yine titreyerek uyandım.

Mezar tekrar açıldı.

Bu kez mezarın kenarında iki çürümüş, kirli el vardı.

Tutunmaya çalışıyordu.

Ellerini tuttum, çektim.

Belinə kadar çıktı.

Ama bir anda korkunç iki varlık onu ayaklarından çekip geri aldı.

Biri yanıma dikildi.

Hayatımda böyle bir şey görmemiştim.

Uzun uzun yüzümü inceledi.

Eğildi:

— “Nekir” dedi.

YAŞANMIŞ TUHAF BİR HİKÂYE
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Gündem Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için giriş yapabilir veya hesap oluşturabilirsiniz.

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.