1. Haberler
  2. Gündem
  3. Üvey Babam, Annem Ben dört Yaşındayken Vefat Ettikten Sonra Beni Öz Evladı Gibi Büyüttü

Üvey Babam, Annem Ben dört Yaşındayken Vefat Ettikten Sonra Beni Öz Evladı Gibi Büyüttü

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

En alt çekmece.

O gece herkes gittikten sonra eve geri döndüm. Işıkları açmadım. Karanlık bir şekilde daha yumuşak geliyordu.

Garaj kapısını kaldırırken gıcırdadı. İçeride hava, Murat’ın kendi yaptığı dolaplardan gelen sedir kokusu ve motor yağı kokusuyla ağırlaşmıştı. Beton zeminde adımlarım yankılandı.

En alt çekmece diğerlerinden daha derindi. Önce direndi, sonra alçak bir inlemeyle açıldı.

İçinde, üzerinde Murat’ın tanıdık, köşeli el yazısıyla adımın yazılı olduğu mühürlü bir zarf vardı.

Altında hukuki belgeler, mektuplar ve yırtılmış tek bir günlük sayfasıyla dolu sarı bir dosya duruyordu.

Soğuk zemine oturdum.

Ve zarfı açtım.

“Yonca,

Bunu okuyorsan, Faruk sözünü tutmuş demektir. Ben hayattayken sana söylememesini istedim. Bu yükü ben yanındayken taşımanı istemedim. Faruk benimle çalışırdı; her zaman her şeyi açık açık söylerdim…

Sana hiç yalan söylemedim kızım. Ama her şeyi de anlatmadım.

Annen bir trafik kazasında öldü, evet — ama sadece alışverişe çıkmamıştı. Benimle buluşmaya geliyordu. O gün velayet belgelerini imzalayacaktık. Resmiyete dökmek için.

Ama panikledi.

Samiye Teyzen mahkemeye gitmekle tehdit etmişti. Seni büyütmeye uygun olmadığımı söylüyordu. Ona göre kan bağı sevgiden daha önemliydi.

Annen kavga istemedi. Seni kaybetmekten korkuyordu. Beklemesini söyledim… fırtınanın geçmesini. Ama yine de arabaya bindi.

Onu durdurmalıydım.

Kazadan sonra Samiye tekrar denedi. Mektuplar gönderdi, avukat tuttu ve seni büyütme hakkım olmadığını söyledi. Ama belgeler bende idi. Annenin bu mektubu da vardı — göreceksin.

‘Bana bir şey olursa, onu almalarına izin verme.’

Seni korudum Yonca. Yasa bana hak verdiği için değil, annen bana güvendiği için. Ve seni her şeyden çok sevdiğim için.

Büyürken kendini çekişmeli bir dava dosyası gibi hissetmeni istemedim.

Sen hiçbir zaman bir dosya olmadın.

Sen benim kızımdın.

Ama Samiye’ye karşı dikkatli olmanı istiyorum. Göründüğü kadar masum değil.

Neden sustuğumu umarım anlarsın.

Her zaman sevgiyle,

Baban.”

Sayfalar ellerimde titriyordu.

Zarfın içinde, hem Murat’ın hem de annem Ceren’in imzaladığı velayet belgelerinin tamamlanmış taslağı vardı. Altındaki noter mührü net ve resmiydi — her şey hazırlanmıştı.

Sonra Samiye Teyze’nin keskin ve düzgün el yazısıyla yazılmış bir mektubu açtım.

Murat’ın dengesiz olduğunu iddia ediyordu. Avukatlarla görüştüğünü yazmıştı. “Çocukla kan bağı olmayan bir adamın doğru rehberlik sağlayamayacağını” söylüyordu.

Bu hiçbir zaman benim güvenliğimle ilgili olmamıştı.

Güçle ilgiliydi.

Altında annemin günlüğünden koparılmış tek bir sayfa vardı.

El yazısıyla şu cümle yazıyordu:

Bana bir şey olursa, onu almalarına izin verme.

Kâğıdı göğsüme bastırdım ve gözlerimi kapattım. Garajın zemini soğuktu ama kalbimdeki sızı daha ağırdı.

Murat bu yükü tek başına taşımıştı.

Ve bir kez bile bana hissettirmemişti.

Avukat vasiyetin okunmasını saat on bire planladı. Samiye Teyze saat dokuzda aradı.

“Bugün vasiyet okunacakmış,” dedi tatlı bir sesle. “Belki birlikte gideriz? Aile yan yana oturmalı.”

“Daha önce bizimle hiç oturmadın,” dedim.

“Ah Yonca, o çok eskidendi.”

Kısa ama bilinçli bir sessizlik oldu.

Üvey Babam, Annem Ben dört Yaşındayken Vefat Ettikten Sonra Beni Öz Evladı Gibi Büyüttü
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Gündem Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için giriş yapabilir veya hesap oluşturabilirsiniz.

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.