
Leyla, Selin’in gözlerinin içine baktı.
“Şimdi git ve o kasayı aç. Ama dikkatli ol. Kaan’ın adamları sadece hastane kapısında beklemiyor; onlar her yerdeler. Eğer bu gece o belgeler elime geçmezse, yarın sabah Kaan sadece servetime değil, özgürlüğüme de sahip olacak.”
Selin kapıya yöneldiğinde Leyla son bir şey ekledi:
“Ve Selin… Eğer sana bir şey olursa, Mersin’deki kardeşinin üniversite masraflarının kim tarafından ödendiğini hatırla. Ben her şeyi biliyorum. Dostumu da, düşmanımı da.”
Selin duraksadı, arkasına bakmadan odadan çıktı. Hastane koridorunun karanlığında ilerlerken, arkasından gelen ayak seslerini duyabiliyordu. Takip ediliyordu.







