
İkinci gün, Lale bir mesaj aldı:
“Lale Hanım, çok üzgünüm… motosiklet kazası geçirdim ve hastanedeyim.
Bugün ve yarın Rauf Bey’in bakımına gelemeyeceğim.”
Lale’nin yüreği buz kesti.
Koşarak kayınpederinin odasına gitti.
Kapıyı açar açmaz ağır bir koku yüzüne çarptı.
Rauf Bey kirliydi, rahatsızdı ve belli ki büyük bir sıkıntı içindeydi.
Gözleri çaresizlikle Lale’ye bakıyor, yardım ister gibiydi.
— Allah’ım… diye fısıldadı Lale, gözyaşları içinde. Onu bu hâlde bırakamam…
Deniz’in öfkeleneceğini biliyordu ama kalbinin sesini dinlemeyi seçti.
Ilık su hazırladı.
Temiz havlular.
Taze kıyafetler.
Yavaşça ona yaklaştı.
— Merak etmeyin… buradayım. Kimse böyle yalnız kalmamalı.
Titreyen elleriyle ona yardım etmeye başladı.
Özenle, saygıyla, şefkatle temizledi.
Ama sırtını temizleyebilmek için gömleğini çıkarması gerektiği anda…
Lale tamamen donup kaldı.






