1. Haberler
  2. Gündem
  3. Kocam, ev almadan önce hasta babasına acilen ilaç götürmemi istedi…

Kocam, ev almadan önce hasta babasına acilen ilaç götürmemi istedi…

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir elimle kapıyı kapatıp zinciri takmaya çalışırken, diğer elimle açtım. Reyhan’ın sesi bu kez daha net ama daha sertti:

“Dinle! Ev için hazırlanan sözleşmede ciddi bir sahtecilik var. Tapu devrine dair ‘ön yetki’ kısmı oynanmış. Ahmet’in imzası yanında seninkini de atmış gibi göstermeye çalışmışlar. Ben az önce noter tarafıyla konuştum. Emlakçı ‘Siz zaten onay verdiniz’ dedi. Bir de… Ahmet şu an ofisimde değil. Az önce içeri girmiş gibi görünüp çıktı.”

Dünya başımdan aşağı kaynar su dökülmüş gibi oldu.

“Ne diyorsun Reyhan…” diye fısıldadım. “Ahmet… benim kocam.”

“Biliyorum,” dedi. “O yüzden bağırıyorum. Çünkü sen evde değildin. Seni özellikle evden çıkarmış. Bu ilaç meselesi… bir bahane olabilir.”

Elimdeki pakete baktım. Titreyen parmaklarımla paketin üzerinde yazan etiketi okudum. “Hasan Yılmaz” yazıyordu. Adres de… bizim adresimizdi. “Babamın evi” diye söylediği yer değil.

İçimde bir şey koptu. Sanki bedenimin içindeki bütün güven duygusu tek bir noktadan yırtılıp boşaldı.

Kapının arkasından biri hızla yaklaştı. Kadının sesi sertleşti: “Kapıyı kapatma! Bu evin anahtarı bizde. Polisi arasan da fark etmez.”

O an ilk kez, onların neden bu kadar rahat olduğunu anladım. Bu insanlar, kâğıt üzerinde haklı olduklarını sanıyorlardı. Ya da birileri onları öyle inandırmıştı.

Zinciri takmayı başaramadan kapıya omuz attılar. Geriye sendeledim. İçeri dolan hava bile keskinleşti. Erkeklerden biri kolumu yakaladı.

“Hanımefendi, olay çıkarmayın,” dedi. “Sadece evrakları alıp çıkacağız.”

Evrakları… Demek amaçları buydu. Peşinat makbuzları, banka dekontları, kimlik fotokopileri… Hepsi o klasördeydi. O evraklar olursa, “sen zaten onay verdin” yalanını gerçeğe dönüştürebilirlerdi.

Bir an, nefes almayı unuttum. Sonra beynim, yıllar önce annemin öğrettiği o basit gerçeği hatırlattı: Korku, vücudu dondurur ama karar, vücudu hareket ettirir.

“Tamam,” dedim. Sesim beklediğimden daha sakin çıktı. “Evrakları alın ve gidin. Sadece… bir şeyi bırakın.”

Kadın kaşlarını kaldırdı. “Ne?”

Elimdeki paketi gösterdim. “İlaç… Babam için.” dedim. Bilerek “babam” dedim. Onların zihninde hâlâ o hikâyeyi yaşatmalıydım.

Kadın küçümser gibi güldü. “Bize ne ilaçtan.”

O anda kolumu tutan adamın dikkati bir an dağıldı. Ben de o boşlukta bileğimi kurtarıp mutfağa koştum. Mutfağın kapısına yaslanıp kilidi çevirdim. İçeriden vuruyorlardı. Ben ise titreyen parmaklarla Reyhan’a fısıldadım:

“Evdeler. Dosyayı alıyorlar. Ahmet… bunu planladı mı?”

Kocam, ev almadan önce hasta babasına acilen ilaç götürmemi istedi…
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Gündem Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için giriş yapabilir veya hesap oluşturabilirsiniz.

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.