
Elif hâlâ okuldaydı. Ev sessizdi.
Aklım masum açıklamalar aradı—burun kanaması, dizini sıyırması, sökülmüş bir etek ucu—ama Elif’in her gün banyoya koşması bir anda, görmezden geldiğim bir uyarıya dönüştü.
Telefonumu alırken ellerim titriyordu.
O kumaşı gördüğüm anda, “Sonra sorarım” demedim.
Yapılabilecek tek şeyi yaptım.
Okulu aradım.
Sekreter telefonu açtığında, sesimi sakin tutmaya çalışarak sordum:
“Elif’in bir kazası oldu mu? Yaralandı mı? Okuldan sonra bir şey mi yaşanıyor?”
Uzun bir sessizlik oldu—fazla uzun.
Sonra alçak bir sesle,
“Ayşe Hanım… hemen okula gelebilir misiniz?” dedi.
Boğazım düğümlendi.
“Neden?”
Bir sonraki cümlesi kanımı dondurdu.
“Çünkü… eve gelir gelmez banyo yapan bir çocukla ilgili arayan ilk veli siz değilsiniz.”
Yırtık kumaşı bir sandviç poşetine koyup, suç olduğunu adlandırmak istemediğim bir şeyin kanıtı gibi yan koltuğa bırakarak okula sürdüm. Direksiyondaki ellerim durmadan titriyordu. Her kırmızı ışık dayanılmazdı.
Okulun girişinde gereksiz hiçbir konuşma olmadı. Sekreter beni doğrudan müdürün odasına götürdü. İçeride okul müdürü Merve Yıldız ve rehber öğretmen Zeynep Arslan bekliyordu. İkisi de yorgun görünüyordu—çok ağır sırları uzun süre taşımış insanların yorgunluğu.
Müdür Yıldız, elimdeki poşete baktı.
“Giderde bir şey bulmuşsunuz,” dedi yumuşak bir sesle.
Yutkundum.
“Bu Elif’in üniformasından. Ve üzerinde… bir leke var.”
Zeynep Hanım başını salladı; sanki tam da bunu bekliyormuş gibiydi.
“Ayşe Hanım,” dedi dikkatle, “bazı öğrencilerin okuldan sonra hemen yıkanmaları gerektiği yönünde yönlendirildiğine dair bildirimler aldık. Bazılarına bunun bir ‘temizlik uygulaması’ olduğu söylenmiş.”
Göğsüm sıkıştı.
“Kim tarafından?”
Müdür tereddüt etti, sonra konuştu:
“Bir personel. Öğretmen değil. Okul çıkış alanında görevlendirilen biri.”
Mideme bir yumruk yemiş gibi oldum.
“Yani bir yetişkin çocuklara banyo yapmalarını mı söylüyordu?”
Zeynep Hanım öne eğildi, sesi sakin ve yumuşaktı:
“Zor bir soru sormamız gerekiyor. Elif ‘sağlık kontrolü’ diye bir şeyden bahsetti mi? Kıyafetlerinin kirli olduğu söylendi mi, mendil verildi mi ya da ailesine söylememesi istendi mi?”Devamını okumak için diğer sayfaya gecebilriisniz..






