
İçimdeki öfke, korku ve panik yavaş yavaş çözülmeye başladı. Yerine utanç ve garip bir rahatlama geldi. Onu bir tehlikenin içinde hayal etmiş, en karanlık senaryoları kurmuştum.
Oysa o, hayal kuruyordu.
Derin bir nefes aldım. “Bir daha benden bir şey saklamayacaksın,” dedim.
Zeynep başını salladı.
Murat’la göz göze geldik. Yılların kırgınlığı bir anda silinmedi elbette. Ama ilk kez aynı tarafta duruyormuşuz gibi hissettim.
“Atölyede bir çivi çakmayı biliyor musun?” diye sordu Murat hafifçe.
Zeynep umutla bana baktı.
Cevap vermeden içeri girdim, çantamı bir kenara bıraktım ve zımparayı elime aldım.
O sabah kızımı kaybettiğimi sanmıştım.
Meğer onu yeniden tanıyacakmışım.







