
Ertesi gün Emma’nın evine onun kılığında gittim. Başta her zamanki gibi sessiz ve sakin davrandım, ancak içimde fırtınalar kopuyordu. Kocası eve geldiğinde havadaki değişimi hemen hissetti. Emma’nın aksine gözlerimi ondan kaçırmıyor, meydan okuyan bir sessizlikle ona bakıyordum. Bu durum onu çileden çıkardı. “Korkunu tamamen mi kaybettin sen?” diye bağırarak üzerime yürüdü ve her zaman yaptığı o şeyi yaptı: Elini bana vurmak için kaldırdı.







