
Bir çocuğun çizdiği resime “bu ne kadar kötü bir resim, hiç o dağlar kırmızı olur mu, kalem öyle mi tutulur, hem sen neyi becerebiliyorsun ki zaten” dediğiniz zaman mı yoksa, “dağların kırmızı olabileceği hiç aklıma gelmemişti ne güzel hayal gücün var, kalemi şöyle tutsan sanki daha güzel şeyler ortaya çıkacak” diye motive etmek mi onun başarısına katkı sağlar?
Biz genelde birinciyi seçiyoruz. Karısının fazla kilosundan şikayetçi olan “hayvan gibi oldun” diyerek ona kilo verdireceğini zannediyor. Ya da kocasının sorumsuz olmasından şikayetçi olan kadın “bi işi de düzgün yap” dediği zaman adama o gün bir aydınlanma geleceğini falan düşünüyor.
İletişim kurmayı bilmiyoruz toplum olarak. Okullarda yabancı dil dersinin yanına gönül dilini de eklemek lazım belkide. Çünkü en yabancısı olduğumuz konu artık gönül almak oldu.







