Kendi Emeğimle Eşimle Yaptığım Ev, Kaybettikten Sonra Kayınvalidem Tarafından Kızına Satılmak İstend…
Kayınvalidemin arsasında kendi ellerimle yaptırdım evimi inşa ettim. Amaşim vefat edince, kayınvalidem evi satıp parasını kızına uygulamaya karar verdi. Eh, ben de kepçeyi takip etmek elbette!
Eşimle tanıştığımızda gençtik, körkütük âşıktık ve cebimizde beş kuruş yoktu. Herkes karşı çıksa da biz evlendik. Âşk işte, insana dünyada başlangıçta kurabilecek gibi bir yaşam veriyor. Kayınvalidem o zamanların iyi niyetliydi bizden arsasından bir parça önerdi.
Buraya gelin evinizi, dedi. Burada bana fazla zaten.
Eşimle alışveriş yapmak, gözlerimizde umutlar dolmuş. Bu fırsat bir daha gelmezdi. Üç kuruş biriktirmek için ne var ne yok çalışmaya başladık. Eşim sabah devam ederken inşaatta ter dökerdi, ben temizlik, Dikiş, ne iş bulsam yapardım. Haftasonları birlikte küçük şantiyemizdeydik; tuğladan yapılmış tuğla, kendi evimizi ördük.
Onun çimentosundan çatlamış elleri, gün boyunca yüzündeki yorgun ama mutlu gülümsemesini hatırlıyor.
Çok güzel olacak, derdi ve alnımdan öperdi. Burada yer alacak.
Üç yıl öne sürdü. Üç yıl yokluk, hesap kitabının peşinde koşturmaca, uykularz geceler… Ama sonunda başardık! Hem de saçaklı, jilet gibi yeni çatılı, alüminyum pencereli, banyosu gerçek fayanslı bir ev yaptık. Onu bir karoyu ben seçtim. Eşim bahçeye minicik bir havuz bile koydu.
Çocuklar yazın serinler, dedi gururla.
Tabii evimizin içi uygun değildi ama bizimdi. Onun duvarda alınış tarihi, hayallerimiz vardı.
Kayınvalidem sık sık uğrar; bahçede birlikte kahve içerdik, “Boyuttan çok seviniyorum” derdi. Diğer kızı ise adeta yolunu unuttu; nadiren gelir, o da eve bir öyle bakardı ki, haset mi, küçümseme mi belli değildi.DEVAMI DİĞER SAYFADA







