1. Haberler
  2. Gündem
  3. Bir gün hastaneden çıkarken elimi tuttu ve yumuşak bir sesle bana şöyle dedi:

Bir gün hastaneden çıkarken elimi tuttu ve yumuşak bir sesle bana şöyle dedi:

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Fatma Hanım, para için endişelenmeyin. Ne zaman imkanınız olursa o zaman verirsiniz.”

Kaşığı tabağın üzerine bıraktı ve bana tuhaf bir hüzünle baktı.

“Sen hep sanki hâlâ bir ‘sonra’ varmış gibi konuşuyorsun.”

Ne diyeceğimi bilemedim.Aylar geçtikçe benim gelişim onun hayatının bir parçası oldu, o da yavaş yavaş benim hayatımın bir parçası haline geldi.

Biraz param olduğunda ona meyve getiriyordum.

Bazen ilaçlarını alamadığını fark edersem gidip kendim satın alıyordum.

Temizliği bitirdikten sonra bazen yanında oturur, gençliğinden bahsettiği hikâyeleri dinlerdim. Yıllar önce vefat etmiş eşinden ve kendi deyimiyle “artık kendi hayatları olan” çocuklarından söz ederdi.

Ama onlar hakkında asla kötü konuşmazdı.Bu beni çok etkiliyordu.

Sadece şöyle derdi:

“Bir anne, çocukları nasıl evlat olunacağını unutsa bile, anne olmaktan asla vazgeçmez.”

Bir gün yarı açık bir çekmecede birkaç eski mektup buldum.

Posta tarafından geri gönderilmişlerdi.Hepsi aynı adrese gönderilmişti:

İstanbul’daki bir adrese… Devamını okumak için diğer sayfaya gecebilirisniz..

Merak edip mektuplardan birini elime aldım.

Zarfın üzerinde Fatma Hanım’ın titreyen el yazısı vardı. Ama üzerinde kırmızı bir damga bulunuyordu: “Alıcı bulunamadı – iade edildi.”

Hepsi açılmamıştı.

Hepsi geri dönmüştü.

O an içimde tuhaf bir his oluştu. Ama yine de mektupları yerine koydum. Fatma Hanım’ın özel hayatına karışmak istemedim.

O akşam ona hiçbir şey sormadım.

Sadece sessizce akşam yemeğini hazırladım.

Ama ertesi hafta eve gittiğimde kapıyı kimse açmadı.

Normalde bastonunun sesi içeriden duyulurdu.

O gün ise ev tamamen sessizdi.

Komşulardan biri beni görünce yaklaştı.

“Evladım… Fatma Hanım dün gece hastaneye kaldırıldı,” dedi.

Kalbim sıkıştı.

Hemen devlet hastanesine koştum.

Onu yoğun bakım odasında buldum. Çok zayıflamıştı. Gözleri yarı kapalıydı.

Elini tuttum.

Bir süre sonra beni fark etti ve hafifçe gülümsedi.

“Geldin mi oğlum…” dedi.

Boğazım düğümlendi.

“Buradayım Fatma Hanım.”

Birkaç saniye sessiz kaldı. Sonra yastığının altından küçük bir zarf çıkardı.

“Bunu… ben öldükten sonra aç,” dedi.

“Saçmalamayın, siz iyileşeceksiniz.”

Başını hafifçe salladı.

“Bana söz vermiştin.”

O an gözlerim doldu.

Zarfı aldım.

Ertesi sabah hastaneden telefon geldi.Fatma Hanım gece uykusunda vefat etmişti.

Cenazesinde sadece birkaç komşu vardı.

Bir gün hastaneden çıkarken elimi tuttu ve yumuşak bir sesle bana şöyle dedi:
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Gündem Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için giriş yapabilir veya hesap oluşturabilirsiniz.

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.