Uçakta gözlerimi açtığımda ellerim titriyordu. Yanımdaki Kemal’e baktım. Ona söyleyemezdim. Söylememeliydim.
Bu bir tesadüf olmalıydı.
Ama inişe doğru ikinci bir anons geldi.
Ve o ses yine…
Aynı sıcaklık.
Aynı sakinlik.
Artık kaçamazdım.
Uçak Erzurum’a indiğinde kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Yolcular alkışladı. Ben alkışlamadım. Yerimden kalkamadım.
Kemal, “İyi misin?” dedi.
“Biraz başım dönüyor,” dedim.
Yalandı.
Ama anlatamazdım.







