
“Bu ne giymiş?”
“Ciddi olamaz…”
Bir kız alaycı bir şekilde yüksek sesle bağırdı:
“Bu elbiseyi eski masa örtülerinden mi yaptın?”
Yanındaki çocuk kahkaha attı devamı icin sonrki syfaya gecinz…
“Normal bir elbise alamayınca bunu mu giydin?”
Kalbim hızla çarpmaya başladı. Yüzüm yanıyordu. Bazıları bana bakıp gülüyor, bazıları telefonlarını çıkarıp fotoğraf çekiyordu.
Bir an gerçekten geri dönmek istedim.
Tam o sırada kalabalığın içinden biri tekrar bağırdı:
“Ne kadar kötü bir elbise!”
Gözlerim dolmuştu.
Ama tam o anda müzik bir anda kesildi.
Salon sessizliğe büründü.
Okul müdürü, Mehmet Bey, sahneye çıktı ve mikrofonu eline aldı.
“Kutlamaya devam etmeden önce söylemem gereken önemli bir şey var,” dedi.
Herkes ona baktı.
Sonra bana doğru yürüdü.
Kalbim duracak gibi oldu.
Müdür Mehmet Bey yanımda durdu ve elbiseme bakarak yumuşak bir sesle konuştu.
“Bu akşam burada çok güzel elbiseler görüyorum,” dedi. “Ama aralarında en anlamlı olanı bu.”
Salon tamamen sessizdi.
“Bu elbise bir mağazadan alınmadı,” diye devam etti. “Bu elbise sevgiyle dikildi. Bu elbise bir babanın hatırasını taşıyor.”
Salondaki bazı öğrencilerin yüzündeki ifade değişmeye başladı.
Müdür konuşmaya devam etti.
“Bu öğrencimizin babası, kızının mezuniyetini görmeyi çok istiyordu. Ne yazık ki bunu yaşayamadı. Ama kızının onu unutmadığını görmek için burada olmamıza gerek yok.”
Bir an durdu.
“Çünkü o zaten burada.”
Sonra bana dönüp gülümsedi.
“Ve bence bu akşamın en güçlü hikâyesi bu elbisenin içinde duruyor.”
Bir anda salonda alkışlar yükselmeye başladı.
Önce birkaç kişi…
Sonra daha fazlası.
Az önce gülen bazı öğrenciler başlarını öne eğmişti. Birkaç kişi bana gelip özür diledi.
Ben ise gözyaşlarımı tutamıyordum.
Ama bu kez utançtan değil.
Başımı kaldırıp kalabalığa baktım.
Ve içimden bir şey fısıldadı.
Babamın sesi gibi.
“Gurur duyuyorum.”
O an anladım ki insanlar bazen dışarıdan bakıp neyi gördüklerini sanırlar. Ama bir elbisenin içinde bazen kumaştan çok daha fazlası vardır.
Hatıralar, sevgi ve kaybettiklerimizi yanımızda taşıma cesareti.
O gece dans pistine çıktığımda artık yalnız değildim.
Çünkü babam… gerçekten de benimle birlikteydi.







