
titriyordum. Kapı açıldığında ne olacağını düşünmek bile beni mahvediyordu. Kapı açıldı. Kemal Bey yavaş adımlarla içeri girdi. Elinde bir sandalye vardı. Sandalyeyi yatağın yanına koydu, oturdu ve sakin bir sesle dedi ki:
“Bu gece aramızda hiçbir şey olmayacak. Uyu.” Şaşkınlıkla sordum: “Burada mı kalacaksınız?” “Evet. Seni uyurken izlemek istiyorum.” Kanım dondu. Korkuyordum ama çok yorgundum. Sabah ailemin karşısına normal çıkmam gerekiyordu. Elbiselerimi bile değiştirmeden uzandım. Sabah uyandığımda o yoktu. İkinci gece yine geldi.
Sandalyeye oturdu. Sessizce baktı. Üçüncü gece de aynıydı. Artık onun deli olduğunu düşünmeye başlamıştım. Korkunç bir sırrı vardı ve ben ne olduğunu bilmiyordum. Dördüncü gece ise hayatımın en korkunç anını yaşadım. Uykumda yanımda bir hareket hissettim. Kulağımın dibinde ağır bir nefes vardı. Gözlerimi açtım. Kemal Bey yüzüme çok yakındı. Eski kolonyasının kokusunu alabiliyordum. Ama beni asıl korkutan şey yaklaşması değil… yaptığı şeydi devamını okumak için diğer sayfaya geçiniz







