1. Haberler
  2. Gündem
  3. Adam, vefat eden eşinin mezarına geldiğinde

Adam, vefat eden eşinin mezarına geldiğinde

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Adam sabahın çok erken saatlerinde mezarlığa gelmişti. Sis henüz dağılmamıştı, toprak soğuk ve nemliydi. Elinde beyaz çiçekler vardı — karısının hayattayken en çok sevdiği çiçekler. Kadın sadece birkaç ay önce ölmüştü ama adam hâlâ sevdiği kadının artık hayatta olmadığı gerçeğini kabullenemiyordu. ☹️😞

Eşinin mezarına yaklaştığında bir anda durdu. Mezar taşının önünde, ıslak toprağın üzerinde diz çökmüş iki küçük kız vardı. İkizlerdi. Birbirlerine sıkı sıkı tutunmuş, hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. Ellerine çamur bulaşmış, dizleri sırılsıklam olmuştu — sanki bunun farkında bile değillerdi.

Adam şaşkına dönmüştü. Bu çocukları daha önce hiç görmemişti. Eşinin neredeyse hiç akrabası yoktu — hele ki yeğenleri ya da vaftiz kızları hiç yoktu. 🤔🤔🤔🤔😮😮😮

— Siz kimsiniz?.. Burası benim eşimin mezarı, — dedi sakin bir sesle, onları korkutmamaya çalışarak.

Kızlardan biri birden kardeşine baktı ve adamın duyamayacağı kadar kısık bir sesle, gözleri korkuyla dolu halde fısıldadı:

“Ona hiçbir şey söyleme. Hiçbir şey bilmemeli.”

Adam, ikizlerin gerçekte kim olduğunu öğrendiğinde adeta donup kaldı…

Adam’ın kalbi hızla çarpmaya başladı. Küçük kızların fısıltısı, sabahın sessizliğinde kulaklarında yankılanıyordu. Elindeki beyaz çiçekler titredi; parmakları gevşedi ve çiçekler mezar taşının yanına düştü.

— Korkmayın… size zarar vermem, — dedi yumuşak ama boğuk bir sesle. — Sadece… neden buradasınız? Bu mezar… benim eşimin.

Kızlar başlarını kaldırdı. Yüzleri birbirinin aynısıydı; aynı ela gözler, aynı küçük burun, aynı titrek dudaklar. Adam’ın boğazı düğümlendi. Bu yüzlerde tuhaf bir tanıdıklık vardı. Sanki yıllar önce, çok uzakta gördüğü bir rüyadan çıkıp gelmişlerdi.

Kızlardan cesur olanı yavaşça ayağa kalktı. Diğeri onun koluna yapışmıştı. Çamurla kaplı elleriyle elbisesini sıkıyordu.

— Biz… annemizi ziyarete geldik, — dedi kız fısıltıya yakın bir sesle.

Adam’ın dizlerinin bağı çözüldü.

— Ne dedin?..

Küçük kız yutkundu. Gözleri doldu ama bakışlarını kaçırmadı.

— Annemiz burada yatıyor.

Adam geri sendeledi. Mezar taşına baktı. Üzerinde karısının adı yazıyordu. Doğum tarihi, ölüm tarihi… Hepsi gözlerinin önündeydi. Gerçek, taş gibi sertti.

— Bu… imkânsız, — diye mırıldandı. — Benim eşimin çocuğu olmadı. O… o bana hiç söylemedi…

Adam, vefat eden eşinin mezarına geldiğinde
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Gündem Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için giriş yapabilir veya hesap oluşturabilirsiniz.

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.