Selin, duyduklarının şokuyla nefesini tuttu. Karşısındaki kadın dakikalar önce ölümü bekleyen bir hasta gibi görünürken, şimdi gözlerinde fırtınalar kopan bir satranç ustasına dönüşmüştü. Leyla, hemşirenin elini bırakmadan sesini daha da alçalttı.
“Kaan dışarıda bekliyor, değil mi? Üzgün koca rolünü oynuyor. Ama bilmediği bir şey var; Marmara Hukuk’tan dereceyle mezun olduğumda, sadece kanunları değil, onun gibi adamların boşluklarını da öğrendim.”
Leyla, Selin’in cebindeki hastane tabletine işaret etti.
“Sistemde hala ‘bilinci kapalı’ olarak görünüyorum. Bunu değiştirme. Kaan’ın avukatı Bursa’daki noterle yarın sabah için randevulaştı. Sahte bir imza sirküsüyle tüm yetkiyi üzerine alacak. Ama o imzayı ben atacağım… Sadece onun beklediği kağıda değil.”
Selin titreyen bir sesle sordu: “Ne yapmamı istiyorsunuz? Bu suç, mesleğimden olurum!”DEVAMI DİĞER SAYFADA







