Dört çocuğumla evde yalnız olmama rağmen, gece saat ikide kapıyı bastonlu ve devasa çantalı yabancı bir yaşlı kadına açtım; sabah ise beni gerçek bir dehşet bekliyordu
Kocamın ölümünden sonra dört çocuğumla bir başıma kalmıştım. Geçimimizi bahçedeki sebzelerle sağlıyorduk ama o Aralık ayı dondurucu soğuğuyla bizi köşeye sıkıştırmıştı. Odunumuz bitmek üzereydi ve buzdolabında çocuklarım için sakladığım sadece tek bir dilim kuru ekmek kalmıştı. Gece yarısı saat iki sularında, fırtınanın uğultusu arasında kapıda zayıf bir tıkırtı duydum. Pencereden baktığımda kar tipisinin içinde bitkin, yaşlı bir kadının karaltısını gördüm.DEVAMI DİĞER SAYFADA







