Oğlum ve geliniyle birlikte yaşamaya karar verdiğimde, en mantıklı çözümü bulduğuma ikna olmuştum. 67 yaşındaydım, işler beni giderek daha çok bunaltıyordu ve yalnız geçirdiğim akşamlar sonsuz koridorlar gibi geliyordu. Dairemi satmak doğal bir adım gibi görünüyordu: daha az endişe, daha çok arkadaşlık, daha çok aile.
Bu onların fikriydi. “Kendi alanına sahip olacaksın ve asla gerçekten yalnız kalmayacaksın,” diye beni temin etmişlerdi. Ben de tüm kalbimle inanmıştım. Aklımda, bu taşınma bir fedakarlık değil, daha sıcak, daha canlı yeni bir dönemin başlangıcıydı.DEVAMI DİĞER SAYFADA






